İNANDILAR BİR KERE..

Futbol Fenerbahçe Denizlispor

simge fenerbahçesimge denizlifenerbahçe

İşte basından sizler için derlediklerimiz..

Haftaya ligin finalinde Galatasaray'la karşılaşacak olan Fenerbahçe, Denizli'yi farklı geçti. Tüm

reklam

takımın moral vermek için seferber olduğu Kezman, takımının ilk golünü attı. Kral Semih perdeyi kapadı

GÜRCAN BİLGİÇ (SABAH)

GÜRCAN 15

İnandılar bir kere

Son dört telafisiz maç, sarı kart sınırındaki oyuncular, sürprizlerin takımı Denizli diye düşünürken, Şampiyonluk şöleninin son virajı öncesindeki coşkulu seyirciyi gördük. Şampiyonlar Ligi dönüşü, Saracoğlu'na ayak basan oyuncularını kucaklayan, gişelerde tek bilek bırakmayan, 90 dakikayı büyük keyifle yaşayıp, çimendekileri coşturan bu taraftar, daha başlangıçta raconu kesmişti.

Ama bu gösteri içinde, şampiyonluk veya galibiyet hedefi birden bire değişmiş, "Kezman'ı geri kazanma kampanyası" oluşmuştu. Sırp oyuncu Ankara maçında kaçırdığı penaltının travmasından, kendisine uzanan 50 bin çift el ile çıkartıldı. Bütün takım Kezman'a değip, filelere gitmesi gereken bir top olması gerektiğinin farkındaydı. Tribünler diğer futbolcuları bir kenara itti, sahadakilerde bu isteği "emir" olarak algıladı. İşin esprisi; Denizli kalecisi Süleyman da muhteşem bir ıska ile Kezman'a bomboş bir kale sunarak, kampanyanın parçası oldu.

Şampiyonluk "tek hedef" kalınca, Fenerbahçelileri bütünleştiren, tek yumruk haline getiren sürecin başlangıcı da dünün tarihiyle kayıtlara düştü. Çok istiyorlar ve bunu futbolculara da hissettiriyorlar. Artık ciddi olmaları gerektiğini fark ettirdiler ve semeresini aldılar.

HANGİ ENSE DAHA KALIN

Zico'nun kulübedeki Semih'i "sıkıntılı" anlarda kullanması alışılmış. Ama dün fark ikiye çıktığında, bu kararı verdi. Risk almaması gerekirken, oyuncusunu kazanmak adına hamle yaptı. Kezman'ı tekrar futbol hayatına döndürüp, Semih'in de yoğun bakım ünitesinden çıkmasını sağladı.

3-0'la birlikte sarı kart sınırındaki Alex'i de korumaya alması dünkü doğrularından biriydi Zico'nun.

Selçuk'u özellikle ikinci golün başlangıcındaki kritik top kapması ve Uğur'a verdiği dik pasıyla öncelikle değerlendirmek isterim. İleri hamlesine karşılık alan ve oyuna tempo getiren ideal orta sahaydı. Ve sıra geldi "kurtların" maçına. Ali Sami Yen'deki final için geri sayıma geçtik.

Şampiyonluk iki takımımızın kendi elinde. Galatasaray veya Fenerbahçe. Kurdun ensesi kalınmış, çünkü kendi işini, kendi görürmüş. Er meydanı Mecidiköy'de...

Hangisinin ensesi daha kalın göreceğiz.

SELÇUK YULA:(FOTO MAÇ

SELÇUK 15

Fazla kurcalamayın

Fenerbahçe geçen hafta Ankara'da düştüğü hataya düşmedi. Golünü attıktan sonra oyun disiplininden hiç kopmadı, rakibini hafife almadı. Ve atacağı diğer golleri aramaya başladı. Bunda da başarılı oldu. Tabii burada Şükrü Saracoğlu'nu tıka basa dolduran Fenerbahçeli taraftarların yaptığı tezahüratın büyük bir etkisi vardı. Zico sol kanatta sakat olan Roberto Carlos, cezalı olan Vederson'un yerine mecburen Uğur Boral ile başladı. Ama Uğur Boral'ı ön tarafta değil, geride oynatmak zorunda kaldı. Önüne de Colin Kazım'ı koydu. Uğur Boral, 90 dakika oynayacağının bilincinde olduğu için gücünü ekonomik kullandı. Alıştığımız gibi sürekli akınlara gidip gelmedi. Ama gittiği zamanlarda da çok etkili oldu. Bunun örneğini zaten Deivid'e attırdığı golle de gördük.

Mutlaka takımda kalmalı

Maldonado'nun sakatlığı Selçuk'a mı yaradı, yoksa Fenerbahçe'ye mi onu bilemiyorum. Selçuk'a yaradı. Çünkü 11'e çıktı. Fenerbahçe'ye yaradı. Çünkü Selçuk mükemmel oynadı. Alex yine takımın komutanıydı. Aurelio mükemmeldi. Şimdi herkes ilerde görev yapan futbolculardan bahsedecek. Bizim dönemizde de böyleydi, şimdi de böyle. Ama defanstakilerden kimse bahsetmez. 'Lugano' diye bir kahraman var. Fenerbahçe savunmada bu çocukla çok önemli işler yapıyor. Yanına Edu'yu da katmak gerekir. Önümüzdeki sene için Aziz Yıldırım ve ekibinin mutlaka transfer çalışmaları var. Bu çalışmalarını elbette yapacaklar ama Lugano ve Edu bu takımda mutlaka kalmalı. Son dakikada Fenerbahçe'nin yediği gol, boşvermişlikten başka bir şey değil. Bu seneki lig mücadelesinin hangi şartlarda biteceğini kimse şu anda hesaplayamaz. Atılacak her golün ve yenilecek her golün büyük önemi var.

ÖMER ÜRÜNDÜL:(SABAH)

ÖMER 15

Çok kolay oldu

Denizlispor'un ligde bir hedefinin ve korkusunun olmayışına eksik oyuncularını da eklersek, maç öncesi Fenerbahçe'nin Kadıköy'de zorlanmayacağını tahmin ediyordum. Hele hele ilk 11'de yılların santrforu Selahattin'in sağ bek, kenar adamı Hasan Yiğit'in de stoper olarak görev aldıklarını ve maç başladıktan sonra çağdışı ofsayt taktiği uyguladıklarını gördükten sonra F.Bahçe'nin rekor sayıda üretkenlik sağlayacağını düşündüm.

Ancak Fenerbahçe ilk devre boyunca oyuna hiç ısınamadı, hücum girişimleri kopuk kopuk ve bireysel olarak sergilendi. Rakibin kendi alanında bıraktığı genişlikten, çok elverişli ortama rağmen hazırlanmış pozisyonlar gündeme gelmedi. Üst üste biri boş kaleye iki yüzde yüzlük golü kaçıran Kezman, ardından eski günlerini anımsatan bir vuruşla takımına skor avantajı getirdi.

Bu golden sonraki 25 dakikada Fenerbahçe'nin organize ataklar değil, bireysel beceriler üzerine hücum yapması ve son pas seçimlerinde yanlışa düşmesi farkın artmasını engelledi. Zaman zaman da kale önü sıkıntıları yaşandı.

DEİVİD SOLDA ETKİLİ DEĞİL

İkinci devrede Fenerbahçe'nin biraz daha işi ciddiye aldığı görüldü. Çünkü tek farklı skor avantajı hiçbir zaman garanti değildi. Yine ataklarda organizasyon yoktu. Ancak Uğur Boral arka arkaya yaptığı sprintlerle gündeme geldi. Bunlardan birinde de Deivid takımını rahatlatan golü attı. Ardından Zico, Semih'i sahaya sürerek çift santrfora döndü. Semih'in sırtı rakip kaleye dönük kazandığı topları iyi kullanmasıyla daha organize bir Fenerbahçe gündeme geldi. Ve biri hazırladığı biri de kendi attığı golle farkın artmasında katkı sağladı. Selçuk oyun disiplinine sadık kalması ve başarılı hamleleriyle rakip atakları olgunlaşma döneminde durduran bir numaralı orta sahaydı. Bu maç bir kere daha gösterdi ki, Deivid sol kulvarda etkili olamıyor.

Hakem Kamil Abitoğlu ise karşılaşmada başarılı bir yönetim gösterdi. Kartını hiç kullanmaması da önemli bir artısıydı.

ERMANTOROĞLU:( HÜRRİYET)

ERMAN 15

MAÇIN 4-1 bittiğine sakın aldanmayın. Dün gece basket maçı değil ama bir voleybol maçı set skoru çıkabilirdi.

Sakın işi egzejere ettiğimi falan zannetmeyin. Maçı seyredenler bu fikrime katılacaktır. Seyretmeyenler de sonradan izlediklerinde pozisyonlara kahkahalarla güleceklerdir. Hele bir pozisyon var ki, "komik futbol" pozisyonları literatürüne girer. Denizli kalecisi Süleyman’ın muazzam ıskası, boş kale, Kezman’ın muazzam auta giden plasesi...

Son 5 yıldır Denizlispor’u bu kadar kötü görmedim. Puanları erken toplayınca, Denizlispor’daki bütün sorumlular herhalde kaşınmaya başlamışlar. Ama önümüzdeki yıl bu Denizlispor’da lastik tutmaz.

Hiç zorlanmadılar

F.Bahçeli futbolcular karşılarında böyle bir Denizlispor olduğunu 15. dakikada çözdüler. Ve başladılar istediklerini yapmaya. Öyle bir hale geldi ki maç, Denizli bir gol atsa, Fener anında görüntü yapıp, iki tane atacak şekildeydi. Uğur Boral’ın önüne Zico, Deivid’i koymuş. Sol dışta, sağ ayaklı oyuncu. O da içeri girerek oynamayı seviyor. Bu sefer Uğur Boral’ın önü açılıyor. Uğur da o kulvarı istediği gibi kullanıyor. Denizlispor’un o koca mesafede Uğur’un tek başına oynadığını fark etme şansı yoktu. Eğer etselerdi zaten onu ikili-üçlü kıstırabilirlerdi. Denizlispor’da santrfor olarak Yusuf oynayınca, Edu ile Lugano’ya fındık fıstık yemek düştü. Kalede Volkan inanılmaz derecede maçtan soğudu.

Dalga geçer gibi

Kezman gergin, sinirli tamam. Bir an evvel gol atmak istiyor o da tamam. Ama çok ileride oynarsan fazla gol atarsın diye bir kural olmadığı gibi futbolda bir de ofsayt kuralı var. Dün gece herhalde ofsayta düşme rekorunu kırmıştır. Colin Kazım zaman zaman iyi işler yapıyor, zaman zaman da ukalalıklar. Mesela ikinci yarı güzel hareketlerle sağdan top sürerken Gökhan 60 metre depar atarak ona yardıma ve pozisyon üretmeye geldi. Ama Kazım dalga geçer gibi, ona vereceğine şut atmayı tercih etti.

Alex, Kezman’ın penaltı olayından sonra dün gece kaptan olarak iddialı ve etkiliydi. Uğur, gol atacak pozisyondayken, ofsayttaki Kezman’a topu vermesinden sonra Alex’ten fırçayı yedi.

Futbolcular 2-0 olana kadar Zico’nun kenardaki halini görmediler. Ankaraspor’dan yenilen son saniye golü, Zico’da derin yaralar açmış. 2-0 olunca rahatladı.

Hakemin tek hatası

Abitoğlu, iyi niyetli bir hakem. Gördüğün çalmaya çalışıyor. Düzgün bir insan, o belli. Yalnız pozisyonların içine fazlaca giriyor. Topun hangi yönde akına döneceğini kestiremiyor ve futbolcuların oyununu engelliyor. Dolayısıyla topla çarpışma şansı fazla. 67’nci dakikada 1 nolu yardımcı kale içindeki Fenerli’yi görmüyor ve ofsayt bayrağını kaldırıyor. Ama Abitoğlu o poziyonda dikkatli ve "devam" diyor. Abitoğlu’nun dün gece yaptığı en büyük hata, ikinci yarıda Selçuk’un Musa Kuş’a yaptığı penaltıyı vermemesi. Herhalde göremedi. Görseydi de sonuç değişir miydi? Kesinlikle hayır. Ama sen göreceksin

RIDVAN DİLMEN:(MİLLİYET)

RIDVAN 15

Kolay oldu

Fenerbahçe ciddi bir antrenman yaptı. Geçen hafta kaybedilen puanların Fenerbahçe’ye ders olacağı belliydi. Olmuş da. Çok ciddiydiler.

Niye antrenman maçı dedim. Çünkü karşılaşmayı antrenmana çeviren Denizlispor idi. Güvenç Kurtar hocayı beğeniriz. Kısıtlı kadrosuna rağmen ligde kalmayı çoktan garantiledi. Ama dün Fenerbahçe’nin karşısına öyle bir çıktılar ki, anlaşılır gibi değildi. Fenerbahçe genelde 2-0 öne geçtiği zaman rakiplerinin savunma direnci kırılıyordu. Denizlispor savunması skor daha 0-0 iken orta sahaya kadar çıktı, garip bir ofsayt taktiği uyguladı. Yaptıkları her hücumun dönüşünde Fenerbahçe topu doğru kullandığında kaleci ile karşı karşıya kalıyordu. Pasları çoğu zaman kötü kullanmalarına rağmen sayısız fırsat yakaladılar.

Fenerbahçe takımı aslında o kadar canlı ve istekliydi ki, skoru nasıl olsa yakalardı. Rakibin bu oyun mantığı sadece işlerini kolaylaştırdı. Zico kart sınırındaki oyuncuları skor garantiye alındıktan sonra çıkararak doğru yaptı. Takımın her iki bekini de ilk kez hücuma soktu.

Doğru işler

Denizlispor’u göbekten delemeyeceklerini anlayınca kenarlara indiler. İki kenar oyuncusu Deivid ve Kazım sürekli içe kat edince Gökhan ve Uğur önlerindeki boşluğu iyi değerlendirerek etkili oldular.

Savunmada Edu’yu çok beğendim. Birkaç haftadır oynamadığı için maçın başında birkaç pas hatası yapan ancak sonradan düzelen Selçuk’u da beğendim. Alex ve Deivid lider gibi oynadılar.

Kezman’ın maçın başında boş kaleye kaçırdığı gol için “inanılır gibi değil” demem. Çünkü futbolda bunlar var. Penaltı da kaçar, böyle pozisyonlar da. Stresli oynamanın sıkıntısını yaşıyor. Kezman iyi oynar, kötü oynar. Ben çok beğenmiyorum. Ama kalpten mücadele etmesi hem benim hem de taraftarın ona saygı göstermemizi sağlıyor.

Hakem M.Kamil Abitoğlu iyi bir maç yönetti.

DENİZ GÖKÇE:(AKŞAM)

DENİZ 15

Kolay oldu..

Birkaç sezondur Fenerbahçe’nin başına bela olan Denizlispor’un bu sefer İstanbul’a geldiğinde küme düşme gibi bir endişesi yoktu. Ancak birkaç haftadır da kadrodan çıkartılmış futbolcular, para sorunları gibi konular nedeniyle eksik bir kadro ile sahada yer alıyordu.

Normalde zaten Denizlispor’un Fener’e direnmesi söz konusu değildi. Bir de Güvenç Kurtar, eskiden gündeme getirdiği orta sahada kalabalık bulunma ve savunmada direnç gösterme gibi faktörleri devreye sokamayınca, maçın başından itibaren oyunu Fenerbahçe’nin kolay kazanacağı belli olmuştu.

İlk yarım saatte Denizli’nin hiçbir hücum pozisyonu yoktu. Buna karşılık bir Kezman dramı vardı. İki tane boş pozisyonu gole çeviremeyen Kezman, sonunda 21. dakikada golü atarak üzerindeki baskıdan kurtuldu.

Fenerbahçe takımında farklı bir kadro sahada yer almaktaydı. Uğur Boral genelde Roberto Carlos veya Vederson’un yer aldığı sol bekteydi. Sağ kanatta ise Kazım yer alırken Deivid solda oynuyordu.

Savunmanın önüne de Maldonado yerine Selçuk alınmıştı.

Maçın 2. devresinde Zico, Uğur Boral’ı ileri sürerek hücumu artırdı. Unutmamak lazım; Sevilla maçlarının kahramanı sol kanattaki performansıyla Uğur Boral’dı. Bu oyuncunun ofansif becerileri eğer oynamak isterse savunma becerilerinin on misli. Bu nedenle Fenerbahçe gelecek sezon Roberto Carlos’un biraz da yaşlandığını göz önünde tutarak bir sol bek bulmak zorunda.

Fenerbahçe’de genç Kazım ise dün gerçekten göz doldurdu. Hem birinci golün pasını verdi hem de sürekli isabetli ortalar yaptı. İkinci golden sonra ise oldukça bireysel hareketler yapıp gereksiz şutlar atınca 66. dakikada Zico tarafından oyundan alındı. Fenerbahçe; Kazım’ın yerine Semih girince çift santrforla oynarken daha da rahatladı.

Bu maçta anlayamadığım bir şey vardı. Denizlili Yusuf, Fenerbahçe’nin eski bir oyuncusu. Hem de önemli katkı yapmış bir oyuncusu. Yusuf’un her topu aldığında neden ıslıklandığını doğrusu anlayamıyorum. Fenerbahçe bu maçta da oynamak istediği zaman gol atabileceğini rahatça sergiledi. Öyle gözüküyor ki; lig erkenden bitmeyecekse, bunu sağlayacak olan takım Galatasaray. Galatasaray ise çok pozisyon yaratıyor ama gol becerisi sergileyemiyor.

SPORBUL.COM..

Bu yazıyı xxfirtinaxx göndermiş. | Üyenin Bilgileri | Gönderdiği diğer yazılar.
Toplamda 88 kez okunmuş.
Henüz yorum yazılmamış.

  • Puanı 0/5 yıldız.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Henüz puan verilmemiş!

Yazdır

Yorum Yazabilirsiniz

Yorum yazabilmek için üye olmalısınız.

Ücretsiz Üye Olmak için tıklayınız.

Üyeyseniz sağdaki üyelik giriş bölümünü kullanarak giriş yapınız.

Henüz yorum yazılmamış

Türkiye: Süper Lig Puan Durumu
Sıra  Takım  O    G     B     M     P  
1 Galatasaray 34 24 7 3 79
2 Fenerbahçe 34 22 7 5 73
3 Beşiktaş 34 23 4 7 73
4 Sivasspor 34 23 4 7 73
5 Kayserispor 34 15 10 9 55
6 Trabzonspor 34 14 7 13 49
7 Denizlispor 34 13 6 15 45
8 Ankaragücü 34 11 10 13 43
9 G.Antep 34 11 10 13 43
10 Ankaraspor 34 10 11 13 41
11 GB OFTAS 34 10 10 14 40
12 İst. Büyükşehir 34 10 8 16 38
13 Bursaspor 34 9 11 14 38
14 Konyaspor 34 10 6 18 36
15 G.Birligi 34 9 8 17 35
16 V.Manisa 34 7 8 19 29
17 Ç.Rizespor 34 7 8 19 29
18 Kasımpaşa 34 8 5 21 29


* Şampiyonlar ligi elemesi
* Uefa elemesi
* İnter toto kupası
* Alt lig