ŞAMPİYONLUĞA ŞAŞIRMAM
Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan, "Milli Takımımız, Euro 2008'de zirveye çıkarsa belki dünya şaşırır ama bu başarı benim için sürpriz olmaz. Teknik heyete, takıma inancım tam" dedi..
Ekonomik alanda önemli hedefleriniz olduğunu biliyoruz ama sonuçta sportif bir kurumun başındasınız ve sportif başarı da çok önemli. Euro-2008 için düşünceleriniz nedir?
Milli Takımımız'ın Avrupa Şampiyonu olması bizim için sürpriz değil. Çünkü biz takımımıza, teknik kadromuza güveniyoruz, inanıyoruz. Onların potansiyellerini biliyoruz. Ama dünya bunları bizim kadar bilmiyor. Dolayısıyla onlar böyle bir başarıyı sürpriz olarak değerlendirirler. Aynı şey, Fenerbahçe ya da diğer kulüplerimiz için de geçerli. Biz onların gücünü biliyoruz. Dünya ise yapısal sorunlarını tam olarak çözememiş bir futbolun temsilcileri olarak görüyor bizi ve başarılarımızı da sürpriz olarak değerlendiriyor. Mesele budur. Yapısal değişiklik anlamında neler yapılabilir bu hedefe kilitlenmeliyiz.
* Tesis konusu çözülürse çok şey değişebilir mi diyorsunuz? Futbolumuzda şiddetin önlenmesi, ekonomik değerin yükseltilmesi statların iyileştirilmesine bağlı. Statların iyileştirilmesi de bir devlet, hükümet politikasıdır. Üç yıl içinde statlarımızı çok iyiye taşıyabilme konusunda bir umudumuz var; bir potansiyel de var. 2012 Avrupa Şampiyonası adaylığımızda hüsran yaşadık. Elimizde bir tane statla Avrupa'ya gittiğimizde, altı tane de stadın yapılacağını vaat ederek bu olay olmuyor. Dolayısıyla biz eğer 2016'ya aday olacaksak en az 3-4 stat tamamlamalıyız.
İNÖNÜ ÇOK GÜZEL OLACAK
* Bunlardan biri de İnönü mü?
Projenin başlangıcından itibaren çok büyük katkım var. Hatta bir ara Sayın Başkan, projenin başına geçmemi de teklif etti. 'Hayır! Bu Beşiktaş'ın en önemli projesidir ve başında başkan olarak siz bulunmalısınız' dedim. İnönü Stadı'nın olduğu yeri düşünürseniz, bugünkü stat Türkiye'ye yakışmıyor. O bölgeye yapılacak olan stadın hem ülkemize hem de futbolumuza bir değer kazandırması lazım. Kendi finansmanını sağlayabilecek bir proje ortaya kondu. Bir an önce bu proje hayata geçirilmelidir. Oradaki stat, konumu açısından da dünyanın en önemli statlarından biri olacaktır. Avrupa Şampiyonası, Dünya Kupası organizasyonlarını almak da böyle statlarla kolaylaşır.
FUTBOL ÜZERİNDEN SİYASET YAPILIYOR
Bu federasyonun seçiminde de çok konuşuldu. Siyaset futbola karışıyor mu?
Ben iki yıl önce de federasyondaydım. O sürede "Siyasi müdahaleyle gerçekleşti" denilecek bir icraat olmadı; yine olmayacak. Dolayısıyla bu federasyon döneminde de siyasetin futbola müdahalesi olmayacak. Bunun teminatı benim. Hayatımın hiçbir döneminde, hiçbir siyasi partiye üye olmadım. Adım, Sayın Başbakan'la beraber anıldığından, herkes bunu siyasi bir kimlik olarak algılıyor. Bir kere bunun böyle olmadığını ifade edeyim. Futbol konusunda hemen hemen aynı şeyleri düşündüğümüz kişilerin, sırf hükümeti eleştirmek için bize karşı duruş sergilemesine çok üzülüyorum. Futbolu siyasete karıştırıyorlar. Halkın spor yapması, devletin anayasal görevidir. Bugün iki tane önemli avantajımız var. Spordan sorumlu bakanımız eski futbolcu ve futbolu çok seviyor, futbolun içerisinde. Başbakanımız eski futbolcu ve futbolu çok seviyor. Dolayısıyla bunu futbolun yararına bir sinerji haline getirip bundan fayda sağlamak hepimizin, futbol ailesinin en önemli işi. Ben de bunu yapabilecek imkanı bulduğum için kendimi şanslı sayıyorum.
YAYIN GELİRİ DAĞILIMI ÇOĞUNLUĞA GÖRE OLUR
Futbolda güveni artırmaktan, bunun futbolun değerini yükselteceğinden bahsediyorsunuz. Biraz da işin ekonomisine geçelim...
Sponsorlarla görüşüyoruz. Türk futboluna yakın ilgileri var. Ekonomide, gelecek satın alınır. Sponsorlar, Türk futbolunun geleceğine güveniyorlar ki, yatırım yapıyorlar. Bıraktığımızda yıllık 16 milyon dolar olan sponsor geliri, 14 milyon dolara düşmüştü. İki ayımız dolmadan bunu 23 milyon dolara çıkardık. Yıl sonunda yaklaşık 30 milyon dolar olacaktır. Digiturk'ün verdiği 60 milyon YTL'yi de eklerseniz yaklaşık 100 milyon dolar boyutunda yeni kaynak demektir bu...
* Yayın konusunda Digiturk'ün teklifini D-Smart'a sorduğunuzu ancak onların kabul etmediğini söylemiştiniz. Aynı teklifi diğer kuruluşlara örneğin TRT ya da Telekom'a yaptınız mı?
Digiturk yayın hakları için 2010'dan itibaren yıllık 240 milyon dolar önerdi ve bize başka bir kuruluşun da aynı maçları yayınlaması kaydıyla aynı parayı vermesini teklif etti. Bunu D-Smart'a sorduğumuzda '2008'den itibaren olursa kabul ederiz' dediler. Onu da Digiturk kabul etmez doğal olarak! Öbür taraftan hem Telekom'la, hem Digiturk'le, hem D-Smart'la görüştük.
* TRT ile de...
Evet; TRT ile de bu süreçte her aşamada yoğun görüşmelerimiz oldu. Aynı zamanda kulüpler ve Kulüpler Birliği Başkanıyla da... Digiturk'e de teşekkür etmek lazım. Hiçbir mecburiyetleri yokken ciddi bir artırım (60 milyon YTL) yaptılar. 2010 için çalışmalarımız sürüyor. En yüksek değeri bulacağız.
* Paranın nasıl dağıtılacağı sorunu da var. Büyüklerin garanti para dönemi bitiyor. Bunu nasıl çözeceksiniz?
18 kulüp anlaşır, biz de anlaştıkları modeli uygularız. Anlaşamazlarsa çoğunluğun isteğini uygularız. "Anadolu kulübü, büyük kulüp" diye bir ayrım yapmıyoruz. Eğer bir fikir birliği oluşursa onu uygularız, oluşmazsa Futbol Federasyonu kendi insiyatifini Kulüpler Birliği'ndeki ağırlığa göre ortaya koyar.
YABANCI HAKEM OLMAZ AMA HAKEM HOCASI OLABİLİR
* Ay sonu ligin finali gibi bir derbi var. Yabancı hakem düşünüyor musunuz?
Türk hakemlerine sonuna kadar güveniyorum. Derbiye yabancı hakem getirmek, Türk hakemliğine vurulacak en büyük darbe olur. Bugün Türk hakemliği uzun yılların tahribatıyla iyi durumda değil. Bunun süratle tedavi edilmesi ve iyileştirilmesi konusunda çalışıyoruz. Avrupa'daki hakem hocalarından bir grubu Türkiye'ye getirip mevcut hakemlik sistemimizi hem UEFA normlarına uydurma hem de sistemi tekrar organize etme konusunda çalışmamız var. Mevcut hakemler arasında bu dönemde iyi performans gösterenleri ayrı bir kategoride değerlendirip bunların standardının yükseltilmesi için çalışacağız.
SPORTİF BAŞARI BÜTÜN HEDEFLERİN SONUCUDUR
* Yönetiminizdeki Zafer Yıldırım, Oğuz Çarmıklı ve Mehmet Ali Aydınlar gibi çok önemli isimlerin icraatta etkileri olduğunu hissetmiyoruz.
Özel görev almasalar da federasyon yönetimindeki bütün arkadaşlarımızın bilgilerinden, tecrübelerinden yararlanıyoruz.
* Tüm istediklerinizi yaptıktan sonra nasıl bir Türk futbolu olacak?
Sadece sportif başarıya bakarak bir hedef belirlemek olmaz. Sportif başarı işin sonucudur. Dünyada rakibimiz olan diğer ülkelerin futbollarını, diğer alanlarda yani tesislerini, sistemlerini kıyaslar ve onlarla aynı standarda ulaşırsak sportif başarı kalıcı olarak gelir. Hedefimiz budur.
Kaynak: Sabah
Bu yazıyı xxfirtinaxx göndermiş. | Üyenin Bilgileri | Gönderdiği diğer yazılar.
Toplamda 110 kez okunmuş.
Henüz yorum yazılmamış.
Yorum Yazabilirsiniz
Yorum yazabilmek için üye olmalısınız.
Ücretsiz Üye Olmak için tıklayınız.
Üyeyseniz sağdaki üyelik giriş bölümünü kullanarak giriş yapınız.

Feed