
BANA ROBERTO ABİ LAZIM DEĞİL...
Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda “Ali Şen başkan, Fenerbahçe şampiyon” tezahüratları yapıldığında, şu anda Bodrum’da emeklilik günlerini geçiren Ali Şen’in Fenerbahçe’yi kurtaran kişi olduğu söyleniyordu
O günlerde, Ali Şen tek bir şey vaat ediyordu taraftara: “Fenerbahçe bir gün dünya kulübü olacak”... Şen, kendi döneminde başkanlığını yaptığı kulübün dünya kulübü olduğunu göremese de, eski rakibi, şimdiki yakın dostu Aziz Yıldırım’ın bu ideale çok yaklaştığını söylüyor, hem de kendisinden 50 gömlek üstün olduğunu itiraf etmekten de çekinmiyor.
Chelsea maçındaki Fenerbahçe’yi nasıl buldunuz?
Şampiyonlar Ligi’ne katıldığımızda “Gruptan birinci çıkarız” demiştim. Beni iyi tanımayanlar “Ali Şen hayal satıyor” diyorlardı. Halbuki, ben Avrupa futbolundaki takımları biliyorum. Sevilla’yı geçtikten sonra da, herkes “Schalke”, “Roma” çıksın derken, ben bir tane takım söylemiştim: Chelsea.
Neden?
Chelsea, 500 milyar Euro değerinde, bizim 5 misli büyüğümüz ama içi boş olan bir takım. Ayrıca, teknik direktörleri Abram Grant’la futbolcuları arasında inanılmaz bir gerilim var. Fenerbahçe, çarşamba günkü maçta ilk yarıda sezonun en kötü futbolunu oynadı. 2’nci devrede Fenerbahçeli futbolcular, büyük Chelsea’nin aslında çok da büyük bir takım olmadığını gördüler. Büyük Chelsea, onların oynayıp da yendikleri Eindhoven’dan da daha büyük takım değil. Hatta CSKA’dan bile iyi takım değil. Ama bu Chelsea, 7 maçtır gol yememiş. Sadece markası var.
Chelsea karşısında Zico faktörü ne kadar önemliydi?
Zico’yu cesaretinden dolayı kutlamak gerekir. İlk defa Avrupa’da büyük bir takım çalıştırıyor. 2 büyük özelliği var: Birincisi, çok sakin. Çünkü futbolculuk yaşamında Brezilya gibi dünyanın en büyük takımlarından birinde oynamış. Çok derbiler ve sinirli maçlar kaldırmış. İkincisi de ondan kaynaklanan kendine güven, birçok maçta sakin olmasına yol açıyor. Kenar yönetimdeki sükunet futbolculara tesir eder. Çünkü futbolcuların bir gözü daima teknik direktördedir, diğer gözleri de yukarıdaki başkandadır.
Önce “Ben olsam Zico’yu göndermiş, Rıdvan’ı getirmiştim” demiştiniz...
Zico, geldiği zaman Fenerbahçe’de bu büyük kadro ile iyi işler yapamıyordu. 70 puanla şampiyon olduğunda da, onu başarılı görmedim. 70 puanla şampiyonluğu başarı gören bir teknik direktörü de gönderir, yerine Rıdvan’ı getirirdim. Herkes kendini geliştirir. Zico da, başarısızlığını başarıya döndürdü. Yardımcı antrenör olarak Brezilya’dan Morales Santana’yı getirdi. Santana, eskiden Parreira’nın da yardımcısıydı. Türk futbolcusunu Zico’dan daha iyi biliyor. Santana’yı dinlemeye ve daha fazla fikir alışverişi yapmaya başladığı zaman, Zico daha başarılı oldu.
Vefa Küçük ve Aziz Yıldırım başkanlık için çekişirken, oğullarınızı Bodrum’a yolladığınız için Küçük kaybetti. Pişman mısınız?
Vefa Küçük, çok iyi bir insan ve büyük bir Fenerbahçeli’dir. Kongrede onu desteklemem gayet doğaldı çünkü beraber çalıştık. Küçük’ün kesin kazanacağına inandığından, kongreye gelmeyen 100 kongre üyesi vardı. Ama Aziz Yıldırım ona oy vereceklerin tümünü salona getirdi. Yıldırım’ın başarılarını görünce, asla pişman değilim. Vefa’nın da söylediği, “İyi ki kaybetmişim” oldu. Ben de Fenerbahçe taraftarının her zaman, sevip saygı gösterdiği başarılı bir başkandım. Ama Aziz Yıldırım benden 50 defa daha iyi başkan.
Başta biraz dikenliydi ilişkileriniz...
“Onu sevmiyorum” diyordum. Pendik’e elenen bir başkanı, Fenerbahçe başkanı saymıyordum. Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde “0” puan alan başkanı sevmiyordum. Ama sonra, Aziz Yıldırım inanılmaz gelişme gösterdi. Fenerbahçe’yi bir kulüp haline getirdi ve insanlara “hayal” satmadı. Fenerbahçe 10 branşta 100’üncü yılda şampiyon oldu. Bugün Fenerbahçe kulübünün piyasa değeri 1 milyar dolar. Hani “Gelen gideni aratır” diye bir atasözü vardır. O atasözünü söyleyen herhalde, Aziz Yıldırım’ın dünyaya geleceğini hesaplamamış...
Yıldırım’ın başarısının arkasında ne var?
Birincisi inanılmaz hırslı. Ben de hırslıyım. Ama ben sabah saat 08.00’dan akşam 22.00’a kadar kulüpte kalamazdım. Bütün mesele, başkanın kötü günlerde ve tek başına kaldığı zamanlarda ne yapacağıdır. Mağlubiyetten sonra da başkanlar yalnızdır. Arkalarında kimse durmaz. Aziz Yıldırım’ın o günleri geçirdiğini biliyorum. Hiç geri adım atmadı. Şimdi Aziz Yıldırım hem bilgilendi, hem öğrendi, hem de tecrübe edindi. Bunları yan yana getirdiğinde, Fenerbahçe kulübü bu noktaya geldi.
Kulübün önüne Aziz Yıldırım’ın heykeli dikilse kıskanır mısınız?
Tam tersine, heykel teklifini ben yaptım. Hatta, “Stadın adını değiştirelim” dedim. Sonradan kendisi istemedi. Evvelki hafta Uğur Dündar aradı ve “Stadın önüne Aziz Yıldırım’ın heykelini dikelim” dedi. Ben de “Olur, yapalım” dedim Uğur’a. Aziz Yıldırım’a görevi ben vermiştim. Büyük Kulüp’te de bir toplantı yaptım. Ona plaket verdim. Fenerbahçe’de ya da Büyük Kulüp’te, bir başkan gittikten sonra, eski yöneticiler, “Gelenler kaybetsinler de, bizim ne müthiş adam olduğumuz anlaşılsın” derler. Bu düşünce bende bir gün bile olmadı.
“Keşke benim zamanımda bu başarılar olsaydı” diye içinizden geçirmiyor musunuz?
Çok da mütevazılık yapmamak lazım. Bu işlerin temelini ben attım. Samandıra’nın temelini ben attım. Fenerbahçe stadının ilk açılışını yapan benim. Bugün borsada kota edilmiş olan Fenerbahçe’nin ilk adımlarını, halka açılmayı ve kulübün gelirinin giderinden fazla olmasının temellerini ben attım.
Abramovich, “50 Chelsea, 250 Fenerbahçe” alacak kadar zengin bir işadamı. Türkiye’den de bir kulüp almak istediği söyleniyor. Sizce Fenerbahçe’yi alabilir mi?
250 tane Abramovich, bir Fenerbahçe almaya yetmez. Hatta 250 Abramovich yan yana gelsin, sonra da 250 Abramovich’le çarpsınlar, yanına da Bill Gates’i koysunlar, Fenerbahçe’yi almaya güçleri yetmez. Çünkü Avrupa’daki kulüplerin yapısında şirketlerin hisseleri yer değiştirdiğinde, sahipleri de el değiştiriyor. Hiçbir gün İngiltere’de Chelsea’de olduğu gibi, Portekiz’de Porto’da olduğu gibi Fenerbahçe’nin hisse senetlerinin çoğunluğunun bir kişinin eline geçmesi mümkün değildir. Fenerbahçe’yi satın alacak para dünyada yok.
Fenerbahçe’nin final şansı nedir?
Birinci günden itibaren “Chelsea’yi istiyorum” dedim. “Neden Ali Şen Chelsea’yi istiyor” dediler. Yaptığım analizlerden dolayı Chelsea’yi istiyordum. Biz Salı akşamı Londra’dan da 0-0 berabere geleceğiz. Bir Türk takımının Avrupa’da iyi olması için önce iyi kaleci lazım. Volkan kendini yetiştirdi. Ben onun için Londra’da gol yemeyeceğimizi ve tur atlayacağımızı düşünüyorum. Öte yandan Arsenal’le Liverpool var. Arsenal’in yeneceğini düşünüyorum. Çok koşan genç bir takım. Yarı finalde Arsenal’le karşılaşırız ve yeneriz. Barcelona ile Mancester karşılaşır ve Manchester da yener. 21 Mayıs’ta Moskova’ya gideriz. Finalde Manchester ile oynar ve kupayı alıp döneriz.
Galatasaray, Polat’a gönül kapısını açmadı
Adnan Polat, bu işleri çok iyi bilen biri. Fevkalade başarılı olacaktır. Galatasaraylılar Adnan Polat’a sabırlı olsun. Gençliğinden biliyorum, babası dostumdur. Adnan Polat, çok saygılı, çok becerikli bir insandır. Şimdi başlarken görüyorum ki, Galatarasay tribünleri ona çok fazla gönül kapılarını açmadılar. Ama gönül kapılarını açsınlar. Çünkü Adnan gönül adamıdır, Adnan’ı teşvik ederlerse, tribünler Adnan’a büyük yakınlık gösterirse, Adnan o kadar başarılı olur. Adnan’ı küstürürlerse Adnan başarılı olmaz, Aziz Yıldırım’daki o inatçılığı göstermez, ben de göstermezdim.
Yıldırım, Sivas maçından sonra gider
Yıldırım Demirören’i doğduğundan beri bilen bir kişiyim. Babası Erdoğan, çok yakın arkadaşım. Yıldırım Demirören’in BJK’yi çok iyi yönettiğini söyleyemem. İşleri bir türlü öğrenemedi. Demirören, inanılmaz çok parayla inanılmaz çok az iş yaptı. Bu da bilgi kıtlığından kaynaklandı. Babası Demirören yakınım olmasına rağmen, Yıldırım beni bir kere aramamıştır. Bu da üzücü. Adnan Polat da, Serdar Bilgili de Fenerbahçe başkanı olmama rağmen bana fikir danışmıştır. Bunun bir mahsuru yok ki... Onlar beni adam bilmişler ki, bana fikir danışmışlar. Yıldırım bir dönem, o çoşkuyu bulur gibi oldu. Ama Sivas maçından sonra işi zor.
Bana “Roberto Abi” lazım değil
Roberto Carlos, çok akıllı ve centilmen bir futbolcu. Yerdeki rakip futbolcu düşünce gidip kaldırıyor. “Aman aslanım, iyi misin” falan diyor. Roberto Carlos’u çok seviyorlar. Antrenmanlarda futbolculara “Topa böyle vur, şöyle vur” diyor. Yani, Roberto Carlos, Türkiye’de “Roberto Abi”. Ama bana “Roberto Abi” lazım değil. Bana Real Madrid’te oynayan bir Roberto Carlos lazım. Bizde “Roberto Abi” çok... Roberto Carlos’un arkasında 40 metre boş saha var. Fenerbahçe’nin yediği gollerin yarısından fazlası Roberto Carlos’un açığı yüzünden. Roberto Carlos’un kariyerini bilmesek, diyeceğiz ki “Yahu nereden aldınız bu adamı?”. Sezon başlıyor, Roberto Carlos, özel uçakla kampa geliyor. Alex, 3 yıldır sezon açılışlarını bile kaçırmadı. Çarşamba akşamı Roberto Carlos neredeydi? Bana Chelsea maçında lazım, kendisini tedavi edecekti. Ben sakatlık bilmem, büyük para veriyorum ona. Hayranı olsam da, öfkeliyim Roberto Carlos’a...
PAZAR VATAN: TUĞRUL TUNALIGİL
Bu yazıyı xxfirtinaxx göndermiş. | Üyenin Bilgileri | Gönderdiği diğer yazılar.
Toplamda 87 kez okunmuş.
Henüz yorum yazılmamış.
Yorum Yazabilirsiniz
Yorum yazabilmek için üye olmalısınız.
Ücretsiz Üye Olmak için tıklayınız.
Üyeyseniz sağdaki üyelik giriş bölümünü kullanarak giriş yapınız.

Feed